ADEM

Doğukan Çiğdem

23.02.2018- 23.03.2018

Küratör| Gencer Uçar

Âdem” aklın ve bireysel düşüncenin henüz oluşmadığı ilkel çağın izlerini takip ederek, günümüzün koşullarına ulaşan insanın evriminin başlangıcına odaklanır.  Âdem figürü ile ilgili bilinenler, günümüzün algılama biçimleri ile nasıl geleceğe referans olabilir?  Sorusunu 2016 – 2017 yılları arasında ürettiği çalışmalarına konu edinen Doğukan Çiğdem, İnsanlar arasında örgütlenme, bir arada yaşayabilme, paylaşma,  eğlenme gibi olguların yeni keşfedilmeye başlandığı bir dönemde, beşerlerin arasında kendini zekâ, bilim ve akıl ile var eden Âdem’in hikâyesini, disiplinler arası bir üslup ile anlatıyor.  Çiğdem’in çalışmaları ilkel çağın toplu yaşama kültürünün aidiyet hissini içinde barındırırken,  günümüzün köreltilmiş, doğa ile ilişiği kesilmiş, çığırından çıkmış yapay iletişim biçimleri ve karmaşık düzeniyle anlamlandırmaya çalıştığımız insan doğasının başlangıcına uzanıyor.  Âdem, ilk adımı atan aklını kullanma yetisini keşfeden uygar insanlık tarihinin tam da başlangıç noktasına işaret ediyor.

Doğukan Çiğdem, gelişim ve değişimin döngüsü ve oluşma biçimleri ile ilgili ipuçları verirken kullandığı teknik ve malzemeler açısından da sanatın üretim ve anlatım biçimlerini genişleterek gelişime açıyor. Formlarında,  Âdem’in evrim süreci ve ilkel kültürün yaşam biçimlerini primitif üslubun içine kattığı hareket, mizah ve özgün anlatımıyla üretimindeki katmanları birleştirerek güncel bir dil elde ediyor. Uygar insanlık tarihine ilk adımı atan Âdem’in hikâyesini anlatırken günümüze referanslar vererek ilkel ve çağdaş yaşamın kesişim noktalarını izleyiciye aktarıyor.

 “Âdem” sergisi Çiğdem’in bu anlamda üretmeye başladığı çalışmalarının “İlk adımı” olma niteliğini taşıyor. “Beşer Serisi” ve “Âdem Serisi” olarak 2 ana başlıkta toplanan sergide,   Kâğıt, tuval, ahşap, pleksi,  beton kaplama, mekanik duvar yerleştirmeleri,  bakır gibi birçok teknik kullanılarak üretilmiş çalışmalarla zengin bir dil sunarken İzleyiciyi “Âdem” olmaya ayağa kalkmaya, “adım atmaya” davet ediyor.  

ADEM doğar yaşar cevaplanmamış soruları ile ölür.

Tek özümsediği “kayıplık” hissidir

İlk uygar insanoğlu ADEM VAR ile YOK arasında adım atan… Ayağa kalkan…

İnsan beşerleri içinde zeka ve bilimin öncüsü…

Dans eden…

Toparlayıcı…

İletişimi kullanan…

Yola çıkan…

Duraksayan…

Duran insan…

Adem ki!

İnsanlar arasında dengenin var olduğunu hissettiren…

Devam etmekte olan sürece akışın izdüşümünü gösteren…

Gelişim ile değişen,

Değiştikçe gelişen ADEM’in hikayesi…

Şimdi ayağa kalkıp toprağa basma vakti!

Kalk ve toprağa bas…

Geçmişi biz yarattık!

Daha iyisini yapabiliriz.

Doğukan Çiğdem